17 Ocak 2018, 21:15:13

Haberler:


Estetik Güzellik Nedir?

(Okunma sayısı 1068 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı bilgisayarcı


Estetik Güzellik Nedir?

Estetik güzellik nedir diye sorulunca bir cümlede açıklamak kolay olmasa gerek. Güzellik içinde narinlik de var, zarafet de var, iletişim de var, görgü de var. Birçok kadının mükemmel gözükmek istediği bir zamanda, esas belirleyici olanın bunlar olduğunu düşünüyorum. İlk bakışta güzel bulunmak kadınlar için çok hoş bir duygudur ama bir adım ötesi de var. İç mutluluğu güzelliğe katabilmeli insan. İç güzelliği fiziksel güzellikle birleştirebilmeli. Çok güzel denilen bir kadın, konuşmasında zarafet yoksa, argo ve küfürlü konuşuyorsa ya da kafasının içi boşsa ne kadar çekici gelebilir ki. Güzellik bir bütündür, asla parçalar halinde bir işe yaramaz.

Hepimizin hayatında bir melek var. Bu melek bazen kendimiz oluyoruz, bazen karşımızdaki kişi bazen de hiç tanımadığımız birisi. Bu melek sayesinde hayatımızın rotası değişiyor, şekli değişiyor. Güzellik şiire atfedildi, resme atfedildi kimi zaman bir gül oldu güzellik. Bir bakış en güzeliydi belki de yârin gözlerinde görülen. Güzel olan doğru ve iyi de olabilendi aynı zamanda.

Gerçek güzelliği yeniden tanımlamayı amaçlayan Dove, dünya çapında yürüttüğü gerçek güzellik Kampanyası ile dayatılan güzellik anlayışının nasıl üretilmiş ve sahte olduğunu gözler önüne serdi. Kalıplaşmış görüşler, özendirilen kişiler ve kaybedilen değerler. Güzellik anlayışı nasıl bu kadar değişti? Yeni nesillerin, basmakalıp güzellik kavramlarının peşinden koşmaktansa, kendi güzelliklerini anlamalarını ve kendine güvenli bireyler olarak yetişmelerini hedefleyen Dove, gerçek güzellik kavramı odaklı reklam kampanyası çerçevesinde güzelliğe dair ön yargıları sorguladı.

Croce ise, tarih ve edebiyat incelemelerinden sonra felsefeye varmıştı. Felsefeye karşı duyduğu ilginin de, eleştiri ve estetik sorunlarının izlerini taşıması tabiîydi. En büyük kitabı Estetik tir (1902). Sanatı, metafiziğe ve bilime tercih etmektedir. Bilimler bizi bireysel ve şimdiki gerçek olandan alıp gittikçe, matematik soyutlamalara götürmekte, sonunda pratik önemi olmayan, önemli sonuçlara vardırmaktadır. Ama sanat bizi doğrudan doğruya özel kişiye, biricik olguya, somut birey biçiminde sezgi yoluyla algılanan felsefi evrensele götürmektedir. Bilginin iki biçimi vardır, ya sezgisel ya da mantıksal bilgidir. Hayal gücüyle elde edilen bilgi ile akıl yoluyla elde edilen bilgi, bireyin bilgisi ile evrenselin bilgisi, tek tek nesnelerin bilgisi ile aralarındaki ilişkilerin bilgisi, tek tek nesnelerin bilgisi ile aralarındaki ilişkilerin bilgisi, ya imajlaın ya da kavramların eseridir. Bu bakımdan, sanatın başlangıcı, imaj biçimleme gücündedir. Sanat yalnızca hayal gücü tarafından güdülür. Tek serveti imajlarıdır. Nesneleri sınıflandırmaz, onları gerçek ya da hayali diye ayırmaz, onları nitelendirmez, tanımlamaz onları duyar ve sunar o kadar. Hayal gücü düşünceden önce geldiği ve düşünce için gerekli olduğundan, zihnin sanat ya da imaj biçimleme faaliyeti, mantıksal ve kavrambiçimleme faâliyetinden önce gelir. İnsan, hayal eder etmez bir sanatçıdır, düşünmeye başlamadan çok önce.

Yaratmaktan çok, hayal etmek olan şu estetik duygusu bile içe doğru bir anlatımdır. Bir sanat eserini anlama ya da beğenme derecesi, portresi çizilen gerçeği doğrudan doğruya algılamayla görme yeteneğine bağlıdır, yani kendimiz için anlamlı bir imaj biçimleme gücümüze bağlıdır. Güzel bir sanat eserini yaşarken, daimâ kendi sezgimizi ifâde ederiz.

Yazar: Kutlu Sevin